Atın sırtı geniş ve sıcaktı.
Selenga arkada oturuyordu. Önde sakallı, neşeli, sürekli bir yere bakan bir adam.
“Dikkat et, solda dere var” dedi adam öne bakarak.
“Nereden biliyorsun?” diye sordu Selenga.
“Ses. Suyun sesi. Ve toprak rengi değişti — nemli oldu.”
“Sen kimsin?”
“Evliya. Evliya Çelebi. Ben bu toprakları gezmek için yaratıldım.”
Seyyah
“Ne gezmek demek?” diye sordu Selenga.
“Gitmek. Görmek. Yazmak.” Evliya döndü. “Hayatım boyunca 40 yıl seyahat ettim. Osmanlı topraklarını, çevresindeki ülkeleri. Ve gördüğüm her şeyi yazdım.”
“Neden yazdın?”
“Çünkü benden sonra gelenler bilmeli. Şu an geçtiğimiz bu yol 200 yıl sonra değişir. Ama ben yazdım — işte böyleydi.”
“Seyahatname mi denir buna?”
“Seyahatname. 10 cilt. Belki 4 milyon kelime.”
“Sen mi yazdın hepsini?”
“Ellerimle.” Güldü. “Ve bazen abartıyla.”
Abartı
“Abartı mı?” dedi Selenga.
“Bazen çok büyük balıklar gördüm. Çok yüksek dağlar. Çok tuhaf insanlar. Belki biraz büyüttüm.”
“Neden?”
“Çünkü okuyucuyu heyecanlandırmak istedim. Ama gerçek bilgiler de var. Şehirlerin nüfusu. Esnaf sayısı. Pazar yerleri. Hanlar. Bunlar doğru.”
Selenga düşündü.
“Tarihin bir kısmı abartıdan geliyor.”
“Öyle. Ama o abartının altında gerçek var. Onu bulmak tarihçinin işi.”
Bir Şehre Varış
Bir şehre geldiler.
Kapıdan girerken Evliya çıkardı defterini. Kalemi.
“Ne yazıyorsun?”
“Şehrin kapısını. Yüksekliği, genişliği. Üstünde ne yazıyor. Kaç kule var.”
“Sonra?”
“Çarşıya gideceğim. Kaç dükkan var sayacağım. Ne satılıyor. Fiyatlar nasıl.”
“Neden fiyatlar?”
“Fiyatlar zamanı gösterir. 100 yıl sonra biri okursa, o dönemde ekmeğin ne kadar ettiğini öğrenir.”
Selenga düşündü.
Evliya sadece görmüyor. Kayıt tutuyordu. Her şeyi.
Not Almak
“Sen not almayı seviyor musun?” diye sordu Evliya.
“Bazen.”
“Her gün yaz. Bugün ne yaptın. Ne yediğin. Hava nasıldı. Kimi gördün.”
“Önemli mi?”
“Şu an önemli görünmüyor. 50 yıl sonra o defteri açarsan, o günü yaşarsın tekrar. Ve çocukların açarsa, onlar da görür.”
Selenga düşündü.
Evliya'nın seyahatnamesi 400 yıl önce yazılmıştı. Ve hala okunuyordu.
“Ben de yazacağım” dedi Selenga.
“İyi.” Evliya ilerledi. “Yazan unutulmaz.”
Bu Hikayeden Ne Öğrendik?
1. Evliya Çelebi (1611-1682), 17. yüzyılda yaşamış Osmanlı seyyahı ve Seyahatname'nin yazarıdır. 2. Seyahatname, yaklaşık 10 ciltten ve milyonlarca kelimeden oluşan devasa bir gezi-gözlem kaydıdır. 3. Evliya'nın yazıları bazen abartılı olsa da şehirlerin nüfusu, esnaf sayısı ve fiyatlar gibi somut tarih verilerini de içeriyor. 4. Seyahatname, Osmanlı coğrafyasını en geniş şekilde belgeleyen eserdir. 5. Gözlemlemek ve yazmak — sıradan anlar bile belgelenince tarihe dönüşür.
Aile İçin Konuşma Soruları
1. Sen 40 yıl seyahat edebilseydin nereye giderdin? 2. Bugünkü hayatını 400 yıl sonra birinin okuması nasıl bir his? 3. Fiyatların tarihe not düşülmesi neden önemli sence?
