Çorum ovasında tepeler yükseliyordu.
Birbiri ardına. Sarı. Kurak.
Ama tepelerin üstünde duvarlar vardı. Taş. Büyük bloklar.
“Burası Hattuşa” dedi rehber. "3.500 yıl önce Hitit İmparatorluğu'nun başkentiydi."
Selenga çıktı araçtan. Rüzgar esti.
“Hitit kim?”
"Anadolu'nun en güçlü kadim imparatorluklarından biri. Mısır firavunlarıyla boy ölçüşen bir devlet."
Aslan Kapısı
Bir kapıya geldiler.
Her iki yanında aslan heykeli. Taştan oyulmuş. Ağzı açık.
“Neden aslan?” diye sordu Selenga.
“Güç ve koruma simgesi. Şehre giren düşman bu aslanlarla karşılaşırdı. Psikolojik etki de var — büyük bir devlet buraya girebilirsin ama gördüğün ilk şey aslan.”
Selenga aslanlardan birinin önüne geçti.
Taş yıllanmıştı. Rengi solmuştu. Ama ifadesi hala güçlüydü.
“3.500 yıl önce de aynı bakıyordu.”
“Aynı. Binlerce insan bu kapıdan geçti. Ve hepsi bu aslanları gördü.”
Tapınak
Büyük bir yapının temelleri.
Duvarlar yıkılmıştı ama taş bloklar sıralı duruyordu.
“Bu tapınak” dedi rehber. “Güneş tanrıçasına adanmış.”
“Güneş tanrıçası mı?”
"Hititlerin en büyük tanrıçası. Adı Arinna'nın Güneş Tanrıçası. Şehri korurdu."
“Bir kadın tanrı.”
“Evet. Ve Hitit kraliçeleri de çok güçlüydü. Kadın tanrı güçlüyse kraliçe de güçlüdür.”
Selenga baktı taşlara.
“Buraya gelip ibadet eden insanlar ne diliyordu?”
“Hasattan bereket. Sağlık. Barış.”
“Barış mı?”
“Evet. Barış da dileğiydi insanların.”
Dünyanın İlk Barış Antlaşması
“Hititlerin ilginç bir başarısı var” dedi rehber.
“Ne?”
“Dünyanın bilinen en eski barış antlaşması. MÖ 1259 yılında imzalandı.”
“Kimler arasında?”
“Hitit Kralı III. Hattusili ile Mısır Firavunu II. Ramses arasında. Kadeş Antlaşması.”
“Savaş mı etmişlerdi?”
"Büyük bir savaş. Kadeş'te. İkisi de kesin galip çıkamadı. Sonra masaya oturdular. Ve anlaştılar."
"Hem taş hem de kil tablete yazıldı. Mısır'dan bir kopya, Hitit'ten bir kopya."
“Hala var mı?”
"Var. Mısır kopyası Mısır'da. Hitit kopyası İstanbul Müzesi'nde."
Selenga şaşırdı.
"3.000 yıllık bir barış antlaşması İstanbul'da mı?"
"İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde. Görmeye değer."
Güneş Kursu
Çıkışta müze dükkanında bir şey duruyordu.
Daire şeklinde. Boğa başları, geyikler, çeşitli figürler.
“Bu ne?” diye sordu Selenga.
“Hitit güneş kursu. Hitit medeniyetinin sembolü. Halefit bulunmuş. Güneşi, evreni, doğayı temsil ediyor.”
Selenga baktı.
Hem güzel hem gizemli.
"Hatay Müzesi'nde asılı büyük bir tane var“ dedi rehber. ”Türk kültürünün simgelerindendir artık."
Bu Hikayeden Ne Öğrendik?
1. Hititler, MÖ 1700-1200 yılları arasında Anadolu'da hüküm süren güçlü bir imparatorluktur; başkentleri Hattuşa, bugünkü Çorum'dadır. 2. Hitit güneş kursu, bu medeniyetin en bilinen simgesi olup evren ve doğa anlayışlarını temsil eder. 3. MÖ 1259'da imzalanan Kadeş Antlaşması, tarihte bilinen en eski yazılı barış antlaşmasıdır. 4. Kadeş Antlaşması'nın Hitit kopyası İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. 5. Hitit kraliçeleri dönemin diğer uygarlıklarıyla kıyaslandığında çok daha güçlü bir konuma sahipti.
Aile İçin Konuşma Soruları
1. 3.000 yıl önce yapılmış bir barış antlaşması hakkında ne düşünüyorsun? 2. Savaş yerine masa başında anlaşmayı kim önerdi ilk sence? 3. Güneş neden bu kadar çok medeniyetin simgesi olmuş?
