Merhaba!
Ben Selenga.
Bugün sihirli zaman kapım beni Pamukkale'ye götürdü.
Kapı açılır açılmaz her yer bembeyazdı.
Sanki kocaman pamuklardan yapılmış bir dağın içindeydim.
“Vay canına!” dedim.
“Burası gerçekten çok farklı.”
Tam o sırada Gül Nine yanıma geldi.
“Hoş geldin Selenga.” dedi.
“Burası Pamukkale.”
Ben merakla sordum.
“Dağlar neden bembeyaz?”
Gül Nine gülümsedi.
“Yerin altından çıkan sıcak ve mineralli sular, binlerce yıl boyunca bu güzel travertenleri oluşturdu.”
Ben şaşkınlıkla etrafa baktım.
Demek doğa sabırla çalışınca böyle harikalar yapabiliyormuş.
Birlikte küçük su havuzlarının yanına gittik.
Sular güneş ışığında pırıl pırıl parlıyordu.
Kuşlar neşeyle ötüyor, hafif rüzgâr yüzümü okşuyordu.
Gül Nine bana,
“Pamukkale sadece bizim değil, tüm dünyanın değer verdiği bir doğa hazinesidir.” dedi.
“Bu yüzden burayı temiz tutmalı ve korumalıyız.”
Ben gülümseyerek cevap verdim.
“Ben de doğamızı koruyacağım.”
Gül Nine başımı okşadı.
“İşte gerçek kahramanlar doğayı seven çocuklardır.”
Tam o sırada sihirli zaman kapım yeniden parladı.
Acaba bir sonraki yolculuğumda hangi güzel yeri keşfedeceğim?
Ben Selenga.
Bir sonraki macerada görüşürüz!
